Kore Günlüğüm 17- Yaş 21

Kore günlüğümün çok sevgili okuyucuları,

Doğum günümden bahsetmeyi sevmeyen bir kızım, bu günün bana ve beni hatırlayanlara özel olduğunu düşünüyorum. Her yıl doğum günümde kendimi mutlu edecek bir şeyler yapmaya, almaya özen gösteririm, çok istediğim ama fuzuli olduğunu düşündüğüm fazladan bir çanta gibi=)

Dün benim doğum günümdü. 21 yaşıma bastım. Kendine özel ne yaptın diye soracak olan varsa Kore’deyim daha ne olsun diye düşündüm sadece kurabiye alarak yetindim 😊

Dün hem 4 ayrı dersim sonra da kulüp toplantım olunca 9 dan 7 ye doluydum, arkadaşımın görüşme isteğini bile bugüne ertelemek zorunda kaldım.  Bugün arkadaşım doğum günümü kutlayınca da kendime bir şeyler yazasım geldi. Şuan ki duygularımı kutuda saklayıp ilerde hissedemeyeceksem belki yazıya döküp ilerde okuyabilirim diye düşündüm.

Şükretmek aynı zamanda sahip olduklarının farkına vardığının bir göstergesidir, ne kadar şükretsem az. Dönüp geçmiş yıllarıma baktığımda hayattan ne istediğimi bilmediğimi ama şuan bulunduğum ana gelebilmek için attığım adımlar olduğunu görüyorum. Yaşadığım acılar beni olgunlaştırdı, sorumluluklarım beni güçlendirdi hayallerim hayatımı şekillendirdi ama en önemlisi bunların hepsi kişiliğimi oluşturdu.

Yaşım 21 küçükken 20’li yaşlara gelince nasıl olurum diye düşünüyordum -benden büyükleri görünce-, büyüdüm hep nasıl olurum dediğim yaşlardayım sanırım şuan ne yapmak istediğimi biliyor olmam beni küçüklük yıllarımdan farklı kılan yoksa halen iç sesim bile aynı ses tonuyla benimle konuşuyor.

16 yaşımda hayatımda çok fazla yeri olan yaslandığım dağı, görünmez kahramanımı kaybedince buldum. Ne yazık ki idrak edebilmem için çok erken kaybettiğim zamanı geri almak içinse çok geçti. 17 yaşımda kendime güçlü durmak için söz vermiş ve yurt dışında üniversiteye okumaya gitmek için can atan deli dolu bir kızdım. Tabi ki o zaman gidebilmem mümkün değildi ama Kore’ye gelmek için uğraştığım çabalar bu gibi istek ve arayışlarımın biriktirilmiş özüydü….

Bugün geçmişi düşününce bunu fark ettim ben her zaman bir hareketliliğin bir değişimin bir parçası veya başlangıcı oldum, yerimde sabit falan duramadım hep bir ilerisini merak ettim. Ritüel yaşama hiçbir zaman kendimi ait hissetmedim. Yaşamaktan öte anımı anlamaya çalıştım.

21 yaşımda olmak istediğim yerdeyim, belki de yeni bir değişimin başlangıcındayım bilemiyorum ama mutluyum şimdiye kadar ektiğim bütün hayallerimin meyvesini yiyorum.

Sevgili yıllar sonra bu yazıyı -belki- okuyor olacak ben sorularım var sana bugünümden sana kattığım neler var merak ediyorum veya tam şuan bugünüme özeniyor musun? Benim için çok bilinmezsin ama söylemek istediğim şeyler var sana :

“Seni şuan sen yapan bütün yaşanmışlıklarımızla bir bütünsün. Bugünüme özeniyorsan eğer ne olmuşsa da olmuş de kendini asla eksik hissetme çünkü bir gün her şey anlam kazanacak ve sen zamana hak vereceksin…Bulunduğun ana şükret ve tadını çıkar Yaşam -çay gibi- demlenerek içiliyor”….

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir